Giriş Tarihi: 18.02.2017 11:29 Son Güncelleme Tarihi: 18.02.2017 12:39
Pompeo FETÖ için geldi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar dönüşü uçakta önemli açıklamalar yaptı: Trump, FETÖ konusunda gerekli talimatları vereceğini söyledi. Ardından da CIA Direktörü Pompeo’yu gönderdi. Biz de ona görüntülerle FETÖ’yü anlattık

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Bahreyn, Suudi Arabistan ve Katar'ı kapsayan Körfez seferinden dönerken gazetecilerin sorularını cevapladı:
Trump'la telefonla görüştünüz. FETÖ konusunda tavırları ne olacak?
FETÖ konusunda desteklerini istedim.
Meseleyi yakından takip edeceğini, ilgili birimlere talimatları vereceğini söyledi. Kendisine vekaleten CIA Direktörü Pompeo'yu Türkiye'ye gönderdi. 'Belgeleri ona da iletirseniz daha ayrıntılı bilgilenmiş olurum' dedi. CIA direktörüne olanları, görüntüler eşliğinde anlattım.
MİT'le de etraflıca görüştüler. İnşallah neticesini bekleyeceğiz. Kendileri kısa zamanda yüz yüze görüşme yapabileceğimizi ifade etti. Bu görüşmede, inanıyorum ki çok daha netice alıcı değerlendirme yapma fırsatımız olacak.
PYD-YPG konusunda tavır değişikliği beklenebilir mi?
Sayın Trump'a PYD'yi, YPG'yi devreden çıkarmaları gerektiğini söyledim. 'Rakka'nın DEAŞ'tan temizlenmesi işini bunlarla yapacaksanız, biz orada yer almayız. Sizin ne PYD'ye ihtiyacınız var ne de YPG'ye. Bu işi koalisyon güçleriyle beraber yapabiliriz' dedim. O da tüm bu dediklerimizi değerlendireceklerini söyledi.
DEAŞ dahil tüm terör örgütleriyle mücadele konusunda biz son derece kararlıyız. DEAŞ, El Bab'da çökme noktasına geldi. Menbiç'te de, Rakka'da da bu pekala başarılabilir.
Güvenli bölge konusunda yeni ABD yönetiminin yaklaşımı nedir?
Güvenli bölge, sayın Trump'ın da kullandığı bir ifade. Ben bu düşünceyi, Obama döneminde dile getirmiştim. Ve takipçisi oldum. Biz, 'terörden arındırılmış güvenli bölge' diyoruz.
Bir diğer konu, uçuşa yasak bölgedir. Orada bir de milli güvenliği sağlamak için orduya ihtiyaç var. Biz uzun zamandır eğit-donat yapıyoruz.
Özgür Suriye Ordusu bizim eğit-donat çalışmalarımızın eseridir. Mesela Cerablus'ta şu an onlar var. Rai, Dabık, şimdi de El Bab'a onlar yerleşecek. Menbiç'te de ÖSO olmalı.
Güvenli bölge, Fırat Kalkanı gibi konularda Rusya'nın bir itirazı var mı?
Yok. Rusya sadece El Bab'ın daha güneyine ve batıya girmememizin iyi olacağını söylüyor.
Güvenli bölgede konut inşasına Almanya sıcak bakıyordu. Son durum nedir?
Bu işin maliyeti ciddi bir rakam. Şansölye Merkel önce, 'Yeter ki bize iltica olmasın, biz yılda 10 milyar euro ayırabiliriz' demişti. Bunu hatırlattım. Dedim ki, bu insanlara 500'er metrekarelik arsalar içinde özgün mimari ile konutlar yapabiliriz.' 'Doğru' dedi. Ama somut bir desteğe dönüşmedi. Şimdi Trump, 'Ben bu işin mali olayını çözerim' diyor. İkili görüşme, bu işte herhalde bizim önümüzü açacaktır.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Katar seferinde, yazarımız Ekrem Kızıltaş da yer aldı.
HAYIRDA HAYIR YOK
Referandum öncesinde kaç ile gitmeyi düşünüyorsunuz?
Arkadaşlar belli bir takvim hazırlamak için çalışıyorlar. Geçen hafta Aksaray, onun öncesinde hastane açılışı vesilesiyle Mersin ziyaretlerimiz olmuştu. Kahramanmaraş'ın ardından, cumartesi günü Elazığ-Malatya, pazar da Adıyaman-Gaziantep ziyaretlerimiz olacak. Böylece 5 vilayetimizi ziyaretle bu haftayı tamamlayacağız. Kampanyayı esas itibarıyla sayın Başbakanla koordineli götürüyoruz. 30 büyük şehrin tamamına gitmeyi hedefliyoruz. Hem Sayın Başbakan hem bizim ziyaretlerimizle, çift dikiş olsun istiyoruz. Yurtdışı seyahatlerimiz de olacak.
Almanya, Belçika, Hollanda, ayrıca belki İskandinav ülkelerinden bir tanesi olabilir
Anayasa değişikliği sonrası Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş için 2019'a kadar iki yıllık süre olacak. O süre içinde bir hazırlığınız olacak mı?
Geçiş sürecini sağlıklı şekilde hazırlamamız lazım. Örneğin partili cumhurbaşkanına geçişin ön adımı o süreçte olabilir. Referandum hayırlısıyla 'Evet'le neticelendikten sonra, bizim partiye kayıt olma imkanımız doğacaktır.
Buna mani bir hal yok. Bu tabii 2019'a yönelik bir geçiş sürecidir. Sayın Bahçeli'nin ifade ettiği gibi fiili durumun hukukileştirilmesiyle de artık toplumun buna hazır hale gelmesi tabii ki büyük önem arz ediyor.
Bir anket var mı elinizde? Tecrübenizle havayı nasıl kokluyorsunuz?
Bunu anlamakta zorlanıyorum. Her akşam televizyonlarda anketörler değerlendirmelerini yapıyorlar. Evetçisi de yapıyor hayırcısı da. Ne düşündüğümüzü elbette söyleyeceğiz.
Gerek Başbakan, gerek Sayın Bahçeli, gerek şahsım, bizim için kutsal olan demokratik hakkımızı kullanarak meydanlarda, tv'lerde konuşuyoruz. 'Evet' demeye milletimizi davet ediyoruz. Bizim hayıra baskı diye bir derdimiz yok. Ama hayır demekte hayır yoktur.
Hayırcıları terör örgütleriyle FETÖ ile aynı kefeye koymak baskı yaratır mı?
Kimlerin 'Hayır' dediğine elbette bakmak durumundayız. Mesela dağ, 'Hayır' diyor. HDP de 'Hayır' diyor. Bunların aksini iddia etmek mümkün mü? Değil. CHP de bunlarla beraber hareket ediyor. Benim için evet ve hayır demenin arasındaki fark bu kadar açık net ortadadır.
Akademik camiada ihraçlar tartışma yarattı. Neler düşünüyorsunuz?
İşlenilen suçlardan dolayı eğer siyasetçi bedel ödüyorsa; bürokratlar, teknokratlar bedel ödüyorsa, profesör bedel ödemeyece mi? Kusura bakmasınlar, ülkemin bölünmesine yol açacak işler içindeyseler; terör örgütleriyle iltisaklıysalar, elbette bir bedel ödemek durumundadırlar. Yasal çerçevede gereken neyse yapılır.
Varlık Fonu hakkındaki düşünceniz?
Varlık Fonu'nu malum kafalar anlamadıkları için hazmedemiyor. Türk ekonomisine ciddi bir güç kattı. Varlık Fonu ilanı ile dolarda düşüş başladı. 18 Mart Köprüsü'nün ihalesinde yarışı gördünüz. Hani çöküyordu Türkiye ekonomisi? Yatırım, 12 milyar dolar. Ekonomi çöküşte olsa kimse yatırım yapmaz.
Erdoğan: "Dolar 3,50'nin altına iner"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Körfez ülkelerine yaptığı kritik ziyaret dönüşü uçakta gazetelere önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Varlık Fonu'yla dolarda düşüş yaşandığını belirterek, dolar kuru için "3,50'nin altına iner" öngörüsünde bulundu.
Türkiye'de ilk kez kurulan Varlık Fonu ve Döviz kurları hakkında açıklama yapan Erdoğan, Varlık Fonu'nun kurulduğu andan itibaren doların düşüşe geçtiğine dikkat çekti.
HANİ ÇÖKÜYORDU TÜRKİYE EKONOMİSİ?
Hani çöküyordu Türkiye ekonomisi? İhaleyi 2 Koreli, 2 Türk firmadan oluşan konsorsiyum kazandı. Bedeli yaklaşık 12 milyar dolar. 16 küsur yıl burayı çalıştıracaklar. Ondan sonra? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne verecekler. Ekonomi çöküşte olsa, o ülkede kimse böyle bir yatırım yapmaz. Niye? 18 Mart Köprüsü'nün ihalesini yaptık. Şirketlerin, konsorsiyumların teklif için birbirleriyle yarıştıklarına şahit olduk. Boğaz'ın altından 3 katlı tünelle ilgili hazırlıklar da sürüyor. Daha şimdiden "İhaleye girmeye hazırız" diyenleri görüyoruz. Keza Kanal İstanbul için de Türk firmaları, Japonlar, Koreliler vesaire "Biz varız" diyor. Ekonomisi çökmüş olan bir ülkede, BOT veya PPP sistemiyle bu tür yatırımları yapamazsınız. Biz güvenli bir limanız, bu insanlar da gelip ülkemizde yatırımlar yapıyor.
BUNLAR GEÇMİŞTE DE ÖZAL'I ANLAMIYORDU
Varlık Fonu büyük önem arz ediyor. Ama bazı malum kafaların, bu işlerden anlamadıkları için hazmedemediğini gördük. Bunlar geçmişte de Özal'ı anlayamıyordu. Şimdi dünyayla yarışan projeler yapıyoruz, aynı kafa bunlara da karşı çıkıyor. Bunları anlamakta zorlananlar Varlık Fonu'nu da anlayamıyor.
O KADAR CAHİLLER Kİ...
Ne yaptı Varlık Fonu? Ciddi güç kattı Türkiye ekonomisine. Ama o kadar cahiller ki tutup bunun bir özelleştirme olduğunu iddia ediyorlar. Ne alakası var? Elden çıkarılan bir şey yok ki. Bunların hepsi karşı tarafa bir tür teminat. Varlık Fonu ayrıca ortaklığa da girebiliyor. İkili ortalıklar, üçüncü ülkelerle farklı ortaklıklar suretiyle gücünüze güç katıyorsunuz. Çeşitli imtiyazlar elde ediyorsunuz.
"İNANIYORUM Kİ DOLAR 3.50'NİN ALTINA DÜŞECEK"
Nitekim ilanı yapılır yapılmaz dolarda düşüş başladı. Ben inanıyorum ki 3.50'nin de altına düşecek. Niye? Türkiye'ye girdiler durmayacak, bunu göreceğiz. Dedim ya, Türkiye ekonomik açıdan hâlâ güvenli liman. Büyümede de inşallah öyle korkulacak bir durum olmayacak.
FETÖ davasında skandal tahliye

FETÖ'nün İstanbul Üniversitesi'ndeki (İÜ) yapılanmasına ilişkin 13'ü tutuklu, toplam 45 akademisyenin yargılandığı davada 6 akademisyenin tahliyesine karar verildi. Mahkeme heyeti, 7 akademisyeni ise ByLock kullanıcısı olduğu gerekçesiyle tahliye etmedi. ByLock kullanıcısı olmadığı için tahliye edilenler arasında ise 15 Temmuz gecesi WhatsApp yazışmalarında "Hocam darbe başarılı olamazsa hepimiz yandık. Tek adam faşizmi hakim olacak..." ifadelerini kullanan Prof. Dr. Vedat Demir'in de bulunması dikkat çekti.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan akademisyenlerle ilgili mahkeme heyeti Nükleer Tıp uzmanı Prof. Dr. Metin Halaç, psikiyatrist Prof. Dr. Lütfi İlhan Yargıç, biyokimyacı Prof. Dr. Ferah Armutçu, iletişimci Prof. Dr. Vedat Demir, tarihçi Yard.Doç. Dr. Savaş Açıkkaya ve okutman Hasan Fehmi Erol hakkında tahliye kararı verdi. Tahliye edilenler arasında 15 Temmuz gecesi darbecilerin başarılı olmasını isteyen Prof. Dr. Vedat Demir de yer aldı.
İŞTE TMSF'NİN EL KOYDUĞU FETÖ ŞİRKETLERİ
Demir'in WhatsApp yazışmalarında "Darbe yok hocam, kötü bir müsamere... Erdoğan iç savaş istiyor", "Hocam darbe başarılı olamazsa hepimiz yandık. Tek adam faşizmi hakim olacak... Ben devlet anlayışına sahip askere bile razıyım" ifadelerini kullandığı belirlenmişti.
Murat Karayılan'ın sağ kolu öldürüldü

Mardin'in Nusaybin ilçesinde etkisiz hale getirilen terör örgütü PKK'nın sözde 2 üst düzey mensubunun batı illerinde düzenlenen saldırıları organize ettiği, asker ve polis noktalarında keşif yaptığı belirlendi. Etkisiz hale getirilen Behzat kod adlı teröristin, terör örgütü PKK'nın elebaşılarından Murat Karayılan'ın yakın korumalığını yaptığı öğrenildi.
Mardin'in Nusaybin ilçesinde terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonda etkisiz hale getirilen teröristlerin batı illerinde düzenlenen saldırıları organize ettiği, asker ve polis noktalarında keşif yaptığı tespit edildi.
Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, 11 Şubat'ta Nusaybin ilçesinin Büyükkardeş, Küçükkardeş, Akarsu, Yavruköy, İlkadım ve Kuruköy, Ömerli'nin Sulakdere ve Aytepe ile Artuklu'nun Yardere ve Ahmetli mahallelerinde terör örgütü PKK'ya yönelik başlatılan "Şehit Jandarma Uzman Çavuş Sezer Aydemir" operasyonu sürüyor.
Polis ve jandarma ekiplerinin yürüttüğü operasyonda, Nusaybin ilçesine bağlı Kuruköy'de tespit edilen ve etkisiz hale getirilen terör örgütü PKK'nın sözde 2 üst düzey mensubu teröristin batı illerinde düzenlenen terör saldırılarını organize ettiği öğrenildi.
Terör örgütünün sözde Türkiye sorumlularından Behzat ve yardımcısı Rojhat kod adlı teröristlerin yapılan incelemelerde batı illerinde asker ve polis noktalarında saldırı için keşif yaptığı belirlendi.
Behzat kod adlı teröristin, terör örgütü PKK'nın elebaşılarından Murat Karayılan'ın yakın korumalığını yaptığı, en önemli ve güvendiği isimlerin başında yer aldığı tespit edildi.
MURAT KARAYILAN'IN KARDEŞİ GÖZALTINA ALINDIŞanlıurfa'daki hain saldırıyla ilgili flaş gelişme
"Viranşehir'deki saldırıyla ilgili Şanlıurfa ve Mardin'da 26 kişi gözaltına alındı"
Şanlıurfa Valisi Güngör Azim Tuna, Viranşehir'de 2 kişinin yaşamını yitirdiği terör saldırısının PKK terör örgütü tarafından gerçekleştirildiğinin belirlendiğini, soruşturma kapsamında 26 şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi. 26 kişinin, Şanlıurfa ve Mardin'in Derik İlçesi'nde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alındığı belirtildi.
Tuna, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Yenişehir Mahallesi'nde dün gerçekleştirilen patlamanın ardından soruşturma başlatıldığını belirtti.
Bu kapsamda olayda kullanılan bomba yüklü aracın Mardin'in Derik ilçesinden getirildiğinin tespit edildiğini ifade eden Tuna, "Terör saldırısını, PKK terör örgütünün gerçekleştirdiğini değerlendiriyoruz, soruşturma kapsamında 26 şüpheli gözaltına alındı." dedi.
Tuna, terör saldırısı nedeniyle ev ve iş yerleri hasar gören vatandaşların Viranşehir Kaymakamlığı bünyesinde oluşturulan Hasar Tespit Komisyonu'na müracaat edebileceğini kaydetti.


FETÖ davasında skandal tahliye

FETÖ'nün İstanbul Üniversitesi'ndeki (İÜ) yapılanmasına ilişkin 13'ü tutuklu, toplam 45 akademisyenin yargılandığı davada 6 akademisyenin tahliyesine karar verildi. Mahkeme heyeti, 7 akademisyeni ise ByLock kullanıcısı olduğu gerekçesiyle tahliye etmedi. ByLock kullanıcısı olmadığı için tahliye edilenler arasında ise 15 Temmuz gecesi WhatsApp yazışmalarında "Hocam darbe başarılı olamazsa hepimiz yandık. Tek adam faşizmi hakim olacak..." ifadelerini kullanan Prof. Dr. Vedat Demir'in de bulunması dikkat çekti.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan akademisyenlerle ilgili mahkeme heyeti Nükleer Tıp uzmanı Prof. Dr. Metin Halaç, psikiyatrist Prof. Dr. Lütfi İlhan Yargıç, biyokimyacı Prof. Dr. Ferah Armutçu, iletişimci Prof. Dr. Vedat Demir, tarihçi Yard.Doç. Dr. Savaş Açıkkaya ve okutman Hasan Fehmi Erol hakkında tahliye kararı verdi. Tahliye edilenler arasında 15 Temmuz gecesi darbecilerin başarılı olmasını isteyen Prof. Dr. Vedat Demir de yer aldı.

Demir'in WhatsApp yazışmalarında "Darbe yok hocam, kötü bir müsamere... Erdoğan iç savaş istiyor", "Hocam darbe başarılı olamazsa hepimiz yandık. Tek adam faşizmi hakim olacak... Ben devlet anlayışına sahip askere bile razıyım" ifadelerini kullandığı belirlenmişti.
Alaeddin Kaya'nın yakınlarına 15'er yıla kadar hapis istemi

FETÖ'nün kara kutusu olarak bilinen Zaman Gazetesinin eski sahibi olan "FETÖ çatı davası" sanığı Alaeddin Kaya'nın eşi, iki oğlu ve gelininin de arasında bulunduğu 8 kişi hakkında 15'er yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Zaman gazetesinin eski imtiyaz sahibi olan ve Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) çatı davasında da yargılanan Alaeddin Kaya'nın eşi Zeynep Kaya, çocukları Cüneyt ve Zübeyir Kaya ile bir gelininin arasında bulunduğu 8 kişi hakkında, "terör örgütü üyesi olmak" suçundan 15'er yıla kadar hapis istemiyle dava açtı.
"HEPSİ FETÖ ÜYESİ"
Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davanın iddianamesinde, dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, "silahlı terör örgütü yöneticisi olmak" suçundan halen Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan Alaeddin Kaya'nın eşi Zeynep Kaya, çocukları Cüneyt Kaya ve Zübeyir Kaya, gelini Fatma Betül Kaya ve bunlarla irtibatlı olan ve birlikte hareket ettikleri belirlenen Abdülmecit Koyunsağan, Ayşegül Baldemir ve Ömer Bulut'un FETÖ üyesi oldukları ifade edildi.
BYLOCK E KAKAO KULLANIYORLARDI
Bu kişilerin yöneticisi, ortağı veya çalışanı oldukları şirketler aracılığıyla FETÖ ile irtibatlı kişi ve kuruluşlara finansal kaynak sağladıklarına, örgüt adına toplanan himmet paralarını şirketleri aracılığıyla akladıklarına, Fetullah Gülen'in talimatıyla Bank Asya'yı kurtarmak için birçok kişi adına hesap açarak para yatırdıklarına, örgüt üyelerinde bulunan ByLock ve Kakao gibi haberleşme programları kullandıklarına dikkat çekilen iddianamede, bütün sanıkların "terör örgütü üyesi olmak" suçundan 7 yıl 6'şar aydan 15'er yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları istendi.
YORUMLAR