"HDP binalarından dağa gönderildik"

Diyarbakır'da çocukları terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılan ailelerin HDP İl binası önündeki eylemi devam ediyor. Yüreği yanan acılı anneler haykırıyor: 'Kızım lise öğrencisiydi. Okula gitti, bir daha gelmedi.', 'Eşimi alıp dağa gittim. Dağa, bayıra haykırdım. Gittim buldum onu. Oğlum gözlerimin içine baktı, baktı... Gelecekti ama korkuyordu.' 'Oğlum Kuzey Irak'tan aradı 'Kaçamıyorum' diye...'

"Dağa bayıra haykırdım"

Giriş Tarihi: 9.9.2019  09:36 Güncelleme Tarihi: 9.9.2019  09:52

Diyarbakır’da çocukları terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılan ailelerin HDP İl binası önündeki eylemi devam ediyor. Yüreği yanan acılı anneler haykırıyor: “Kızım lise öğrencisiydi. Okula gitti, bir daha gelmedi.”, “Eşimi alıp dağa gittim. Dağa, bayıra haykırdım. Gittim buldum onu. Oğlum gözlerimin içine baktı, baktı... Gelecekti ama korkuyordu.” “Oğlum Kuzey Irak’tan aradı ‘Kaçamıyorum’ diye...”

DİYARBAKIR'da 21 yaşındaki oğlunun HDP binasına girdikten sonra ortadan kaybolduğunu söyleyerek eyleme başlayan Hacire Akar, çocuklarını terör örgütüne kaptıran diğer aileler için işaret fişeği oldu. Annelere babalar da katıldı, eylem yapan terör örgütü mağduru ailelerin sayıları arttı. Remziye Akkoyun da oturma eylemi yapanlardan. Dilinden Kürtçe ağıtlar eksik olmuyor. Oğlu Azat 6 yıl önce, henüz 9 yaşındayken örgüt tarafından kandırılmış. Remziye Ana oğlunu 2-3 kez alıp yeniden eve getirmiş ama nafile. Remziye Akkoyun yaşadıklarını şöyle anlattı: "Azat daha 4. sınıfı bitirmişti. Yaz tatilinde arkadaşlarıyla beraber çıktı dağa. Hepsi döndü, Azat dönmedi. Onu bir daha sokağa salmam diye. Şimdi 15'ine girecek. Babası üç kere Kuzey Irak'a gitti almaya ama gelmedi. Sonra, 1 yıl önce haber geldi oğlumdan. Babasını aradı 'Baba gel görüşelim. PKK'nın elinde Irak'tayım. Kurtarın beni. Gelmek istiyorum, kaçamıyorum' diye Kuzey Irak'a çağırdı. Babası yola çıktı ama yolda kaza geçirince gidemedi. Oğluna, 'Senin yüzünden kaza geçirdim' demeyeyim diye, 'Hastayım gelemedim' dedi. O günden sonra bir daha aramadı. Artık haber alamıyoruz."

ARTIK KİM NE DERSE DESİN

Mekiye Kaya ise 4 yıl önce, henüz 14 yaşındayken ortadan kaybolmuş. Annesi Hüsniye Kaya 2 gündür HDP binasının önünde eylemde: "Diyarbakır Namık Kemal Lisesi ikinci sınıfta okuyordu. Evden giderken kimliğini, cüzdanını bile almadı. Kızımı her yerde aradım, bulamadım. Çeteler, 'Senin kızın Suriye'de' dediler. Kızıma uyuşturucu verip, kaçırdılar. Okula gitti bir daha gelmedi. Arkadaşı kandırdı. Her gün ağlıyorum. Bir haber yok. Kardeşleri de ağlıyor. Kızım saygılı, terbiyeli biz kızdı. Okula gidiyordu, geldiği zaman yatıyordu. 'Niye yatıyorsun' dediğimde 'Uykum geldi' diyordu. 2 gündür buradayım. Televizyonda gördüm buraya geldim. Belki kimse duymamıştır kızımın kaybolduğunu diye kimseye söyleyememiştim. Akrabalarım da bilmiyordu şu ana kadar. Artık kim ne derse desin. Ben annesiyim, ciğerim yanıyor. Kimin de ne dediği umurumda değil."

HDP önünde eylem yapan aile sayısı 14'e yükseldi... "Bir yıl beklerim yeter ki gelsin"

"HDP binalarından dağa gönderildik"

Çocukları kandırılarak ya da kaçırılarak dağa çıkarılan annelerin Diyarbakır'da başlattığı eylem, HDP'nin gençleri nasıl kandırıp, PKK'ya katılmalarını sağladığını bir kez daha gündeme getirdi.

Son iki yılda çatışmalarda yakalananlar ile örgütten kendileri kaçanlar veya ailelerinin güvenlik güçleriyle yaptığı işbirliği sonrası ikna yoluyla teslim olan teslim olanların anlattıkları, HDP il-ilçe binalarının dağa militan devşirme noktaları olarak kullanıldığını, buradan da PKK kamplarına nasıl götürüldüklerini ortaya koydu. İşte SABAH'ın ulaştığı o çarpıcı ifadeler:

 Diyarbakır'ın Lice ilçesi kırsalında çatışmada silahlarıyla yakalanan çocuk yaştaki M.Ş: HDP Esenler binasında kandırılmam sonucu aileme haber vermeden PKK'ya katıldım.
Örgüte katılmama HDP Esenler binasında bulunan görevli sebep oldu.
İstanbul'da beni kandırarak örgüte katılmamı sağlayan HDP'li Rıza'nın burnunda ben vardı, başının arkası keldir. Bu kişi İstanbul Esenler'deki HDP binasında görevlidir.
 Van'da dağa gönderilme hazırlığındayken polis tarafından yakalanan lise öğrencisi 3 kız çocuğu: HDP Erciş İlçe Başkanlığı'nda tanıştığımız V.A ve E.L dağa gitme konusunda bizi yönlendirdi.
 2 Ocak 2019' da kaçarak Silopi'de teslim olan kadın terörist B.E.: Dağa HDP yoluyla gittim. HDP'ye gittim, kırsala gitmek istediğimi söyledim.
Sonra 'Bir numara bırak, seni arayacağız' dediler. Sonra aradılar ve dağa götürdüler.Örgüt yöneticilerinin yanındayken HDP'den gelip giden çok oluyordu, görüşmeler yapılıyordu.
HDP'den örgüte katılanlar oluyordu.
HDP milletvekilleri geliyordu, HDP eş başkanları geliyordu.

 25 Haziran'da Şırnak'ta operasyonda teslim olan 17 yaşındaki Hataylı Gulen Kod (K) adlı T.T adlı kız çocuğu T.S (18): Hatay'dan Diyarbakır HDP il binasına geldim. Burada tanıştığım kadın beni PKK'lılara teslim etti.
Onlarda elime silah verip esrar tarlalarını korumaya getirdiler.
 Botan Agir(K) B.A.: 2014'te Mardin'de HDP binasından dağa gittim.
Dağa çıktıktan 6 ay sonra pişman olup kaçmak istedim. Devletimiz yardım etti. Şükür ölmeden döndüm. 5 yıl devletime ücretsiz hizmet etmek istiyorum.
Tuvalet dahi temizlerim.
 Delal Delba (K) H.A: Van HDP il binasından bir kişi bana refakat edip tüm yol masraflarımı karşılayarak beni HDP Diyarbakır il binasına götürdü. Bir hafta burada yatıp kalktım. Buradaki başka bir kişi de beni ve benimle birlikte bekleyen 5 kişiyi Şırnak Cizre'ye kırsala çıkartıp dağdaki silahlı gruplara teslim etti. Onlarda Kandil'e götürdü.
 Hozat Rojova(K) S.Y: İzmir'de inşaatta çalışıyordum. İnternette tanıştığım kız buluşmak için Diyarbakır HDP il binasında randevu verdi. Oraya gittim.
Görevliye kızın bendeki resmini gösterdim. Tamam, ben seni ona göndereceğim dedi. 2 gün bekletti. Sonra da beni PKK'lılara teslim etti.
Meğer bu tuzağı HDP'liler benden başka onlarca kişiye yapmışlar.
 Gülcan Ekin (K) Z.E: 2015'te HDP'liler köyümüze gelip yurt dışında aylık 2 bin dolara çalışmak isteyen gençler olursa parti binamıza gelsin demişlerdi. İş arayan iki arkadaşımla bize iş bulmaları konusunda yardım istemek için HDP il binasına gittik. 'Size pasaport çıkartacağız' diyerek kimliklerimizi aldılar. 3 gün orada kaldık. Bizimle ilgilenen kadın telefonla taksi çağırdı. Gece karanlıktı.
Taksiciye 'bunları götüreceğin yeri biliyorsun' dedi. 6 saat gittikten sonra bizi bir ormanlık alanda indirdi. Taksi gidince ellerindeki fenerleri yakan 6 kişi gelip bizi aldılar. 2 gün yürüdük.
Kandil'e getirildiğimizi anladık.

 Cizir Berhu (K) A.N.: Cizre'de HDP ilçe binasında görevli kişi beni 2 gün binada misafir ettikten sonra gelen bir telefonla beni kırsala götürüp silahlı 4 kadına teslim etti. 17 gün sonra da Kuzey Irak Zap bölgesine geçtik.
 Hevi Sarya (K) B.G.: 2 yıl önce Mardin HDP gençlik kolları vasıtasıyla kırsala götürüldüm. Bulunduğumuz Dargeçit kırsalında buluşma noktasıymış.
Benim gibi 19 kişi daha bulunuyordu.
Hepsi de HDP'nin gençlik kolu aracılığıyla geldiklerini söylediler.
Kandil Gare Kampına götürüldük.
 Tekin Rodi (K) E.Y.: İstanbul'da tekstilde çalışırken arkadaşlarla HDP binasına gidiyorduk. Kandık ve katılmaya karar verdik. Otobüsle Şırnak'a geldik. Burada HDP binasında 2 gün kaldıktan sonra örgüte katılım yaptık.
Buranın cehennem olduğunu gördük.
 Sipan (K) M.B.A: Dershaneden çıktıktan sonra arkadaşlarla HDP çadırına gittik, çadırdakilerin 'Sen Kürt'sün niye okumaya çalışıyorsun, biz yakında Suriye'de devlet kuracağız.
Mücadelemize katıl dağa çık' diyerek beni kandırdı.

5 YILDA BİN 107 ÇOCUK KAÇIRDILAR
PKK, 2014'te 305, 2015'de 424, 2016'da 222, 2017'de 88 ve 2018'de 47 2019'un ilk 8 ayında ise 21 çocuk olmak üzere bin 107 çocuğu kaçırıp, kandırarak zorla dağa çıkardı.

OTOBÜSTEN KAÇIRDILAR

HDP İl Binası önünde eylem yapanlardan biri de 4 yıl önce terör örgütü tarafından kaçırılan Şevket Altıntaş'ın oğlu Müslüm Altıntaş. Aslen Halfetili ancak 42 yıldır Gaziantep'te yaşıyor: "Erzincan'a giderken Tunceli Pülümür'de teröristler kaçırdılar oğlumu. Karakoldan, 'Tunceli-Pülümür yolunda çocuğunuzu kaçırdılar. Onların sorunu bizimle, rütbelilerle. Korkmayın, merak etmeyin 10 gün sonra bırakırlar' diye haber geldi. İlk şoku atlattıktan sonra umudumuz devam etti. Ha bugün ha yarın gelecek diye aradan 4 yıl geçti. Ankara İnsan Hakları Derneği Başkanı Öztürk Türkdoğan, sürekli bize '1 ay kaldı, 5 gün kaldı, bu sefer başaracağız. Evinize gidin huzur içinde bekleyin' dedi. Söyledikleri hep aynı cümle, 'Devlet yanaşmıyor'. Hiç mi PKK'nın suçu yok? Biz saf insanlarız, çabuk aldanır, çabuk inanırız. Bu bir zulüm. Otobüsü durdurmuşlar gece. Otobüs kapısı açılır açılmaz, 'Askerler ayağa' deyince, sesin kime ait olduğunu bilmeden oğlumla birlikte Adil Kavaklı adlı genç ayağa kalkmış. Ama o kişilerin PKK'lı olduklarını anladıklarında iş işten geçmişti.

DAĞA KAPTIRDIM...

Eve bazen geç geldiğimde, eşimi oğlumuzu resmine sarılıp gördüğümde kahroluyorum. Eşime karşı mahcup ve çaresizim. Utanıyorum yüzüne bakmaya. Ben bir babayım... Sözde evin reisi.. Oğlumu dağa kaptırdım... Bilmiyorum anlamıyorum. Ama bizler çok oyalandık. Oğlum kaçırıldıktan sonra 4 kez haber geldi. Videolarını gönderdiler. Ama bizi sevdiklerinden çocukların hepsi ezberletilmiş gibi aynı şeyi söylüyordu. 'Niçin bizi kurtarmıyorsunuz' diye devlete sitemleri vardı."

Şevket Altıntaş'ın eşi Songül Altıntaş da "PKK oğlumu kaçırdı. Oğlum gelene kadar ben buradan kalkmıyorum" diyor: "Kaçırıldıktan sonra videolar geldi. Sonra oğlumdan bir mektup aldım. Ama oğlumun yazısını tanıyorum, onun yazısı değildi. Mektupta diyor ki, 'Anne duydum ki, benim için televizyona çıkmışsınız.' PKK'ya sesleniyorum. Siz işkenceye koymuşsunuz oğlumu. Oğlumu size mi bırakayım? 'Oturun oturun, satılmışlar' diyor bize bir HDP'li. Biz parayı zor ayarladık buraya gelmek için. Oğlum da şerefiyle görev yapmaya gitti. İlk zamanlar rüyamda görüyordum. Askerden sonra, araba alma hayali vardı. Şimdi göremiyorum da rüyamda."

BANA OĞLUMU VERSİNLER GİDEYİM

Ağrı'nın Çatküzela Köyü'nde çobanlık yaparken 4 yıl önce kaçırılan Vahit Çur'un annesi Necla ve babası Bedirhan Çur da eylemde. Necla Çur yaşadıklarını şöyle anlattı: "Çözüm süreciydi. Çobandı oğlum. İlaç mı verdiler, beynini nasıl yıkadılar bilmiyorum. Vahit eve gelmeyince köy içinde dolandım, sordum. Kimse görmemiş. Eşimi alıp dağa gittim. Dağa, bayıra haykırdım. Bağırdım, çağırdım. Gittim buldum onu. Oğlum gözlerimin içine baktı, baktı... Biliyorum gelecekti ama korkuyordu. Ağladım, ağladım. Haykırışlarıma dağ taş inledi. Bayılmışım. Eşim beni geri götürmüş. Gözümü açtığımda oğlum yoktu. Nereye götürdüklerini bilmiyorum. Borç alıp 8 saatlik yoldan geldim. Fakiriz, bunu herkes biliyor. Oğlumu bana versinler gideyim. Vahit'i kandırdılar. Vahit daha askerliğini yapmamıştı. Günlerim ağlamakla geçiyor. Evde çay demliyoruz, sanki Vahit karşımda duruyor. Ağlıyorum, ağlıyorum, kalkıyorum sofradan. Eşkıya bunlar. Eşkıya böyle yapar."

SANATÇILARDAN ANNELERE DESTEK

Çocukları dağa kaçırılan annelerin, Diyarbakır'daki HDP il binası önünde başlattığı oturma eylemine, sanatçılardan da destek geldi. Sanat dünyasından bazı mesajlar şöyle:

Sanatçı Ahmet Özhan: Meselenin birkaç cephesi var. Bir kere bir anne, empati yapalım. Biz de evlat sahibiyiz. Allah muhafaza değil mi? Bir annenin yüreğinin yanması bizim de yüreğimizin yanması demektir. Artı, mesele çok köklü. Onlarca yıllara dayanan bir acımız var, bir meselemiz, bir derdimiz var. Bunun bitmesi en büyük dileğimiz. Annelerin yüreklerinin sakinleşmesiyle, acılarının bitmesiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin acıları bitecek. Yürekten yanlarındayız. Kendilerini yalnız zannetmesinler. Onların yanlarındayız. İstedikleri zaman fiziki olarak da yanlarında oluruz.

Sanatçı Cenk Eren: Diyarbakır'daki anneler inşallah sağ salim evlatlarına kavuşurlar.

Sanatçı Uğur Işılak: Evladı anasından çalan vicdansızlar... Anaların ahında boğulasınız

Karikatürist ve oyuncu Hasan Kaçan: Terör örgütü PKK'nın patronları anaların çığlığını bastırmak, gündemden düşürmek için ciddi çabalıyor. Anaların sesini bastıramayacaksınız. Durmak yok. Tek gündemimiz bu.

Sanatçı Murat Kekili: Annelik bir makamdır. Bildiğimiz bütün makamlar içinde de ayrı ve kutsal bir yeri vardır. Kalbimiz ve insanlığımız, sonuna kadar Diyarbakırlı annelerle birliktedir. Kim olursa olsun her görüşten sanatçı taşın altına elini koymalı ve bu konuya siyasal bakmamalıdır

Oyuncu Şoray Uzun: Diyarbakır'dan haykıran, evlatlarını arayan annelerin sesini 'ama'sız, 'fakat'sız, koşulsuz duymalı ve duyurmalıyız! Allah hiçbir anne babayı evladı ile sınamasın

Oyuncu Vildan Atasever: Diyarbakır'da evlatları için feryat eden ve evlatlarına ulaşmaya çalışan anaların sesini 'amasız' ve 'fakatsız' duymalıyız. Tepkimizi açık ve duyulacak bir şekilde göstermeliyiz. Allah hiçbir anneye evlat acısı vermesin.

Yönetmen-senarist Semih Kaplanoğlu: Analarımızın hakkı ödenmez.

İMZA KAMPANYASI BAŞLATILDI

Diyarbakır annelerine destek amacıyla sosyal medyada imza kampanyası başlatıldı. Kampanyaya destek çağrısında "Aylardır, yıllardır evlatlarına hasret kalan bu annelerimize ses olalım. Gelin hep beraber bu cesur annelerin sesine kulak verelim, onların yürekten gelen feryadına ortak olalım. Bugün Diyarbakır'da yükselen annelerin sesi Kandil'i korkutmuştur. Bir imza da siz atın. Anneler direniyor, evlatlarını istiyor" ifadesi yer aldı.

HDP'NİN DAĞA KAÇIRDIĞI EVLATLARI İÇİN EYLEM YAPAN AİLE SAYISI 14 OLDU! ÇOCUKLARI DAĞA KAÇIRILAN AİLELERİN HDP BİNASININ ÖNÜNDEKİ EYLEMİNE CANLI YAYINDA SALDIRI!

İşte HDP'nin hain terör örgütü PKK ile iş birliği: "HDP binalarından dağa gönderildik"

Diyarbakır'da çocukları hain terör örgütü tarafından dağa kaçırılan ailelerin HDP binası önündeki evlat nöbeti devam ederken HDP'nin çocukları nasıl kandırarak PKK'ya katılmalarını desteklediği tekrar gündeme geldi. Daha önce bölücü terör örgütünden kaçarak Türkiye'ye sığınan teröristlerin ifadeleri HDP'nin PKK ile nasıl bir iş birliğinde olduğunu ortaya koydu. Teslim olan teröristlerden H.A, "Van’dan HDP’nin Diyarbakır binasına götürüldüm. Bizi silahlı gruplara teslim ettiler" ifadelerini kullanırken bir diğer terörist Z.E., "Yurtdışında çalışmak isteyen gelsin’ dediler. HDP il binasına gittik. Bizi Kandil’e götürdüler" dedi.

Çocukları kandırılarak ya da kaçırılarak dağa çıkarılan annelerin Diyarbakır'da başlattığı eylem, HDP'nin gençleri nasıl kandırıp, PKK'ya katılmalarını sağladığını bir kez daha gündeme getirdi. Son iki yılda çatışmalarda yakalananlar ile örgütten kendileri kaçanlar veya ailelerinin güvenlik güçleriyle yaptığı işbirliği sonrası ikna yoluyla teslim olan teslim olanların anlattıkları, HDP il-ilçe binalarının dağa militan devşirme noktaları olarak kullanıldığını, buradan da PKK kamplarına nasıl götürüldüklerini ortaya koydu.

İşte o çarpıcı ifadeler:

Diyarbakır'ın Lice ilçesi kırsalında çatışmada silahlarıyla yakalanan çocuk yaştaki M.Ş: HDP Esenler binasında kandırılmam sonucu aileme haber vermeden PKK'ya katıldım. Örgüte katılmama HDP Esenler binasında bulunan görevli sebep oldu. İstanbul'da beni kandırarak örgüte katılmamı sağlayan HDP'li Rıza'nın burnunda ben vardı, başının arkası keldir. Bu kişi İstanbul Esenler'deki HDP binasında görevlidir.

Van'da dağa gönderilme hazırlığındayken polis tarafından yakalanan lise öğrencisi 3 kız çocuğu: HDP Erciş İlçe Başkanlığı'nda tanıştığımız V.A ve E.L dağa gitme konusunda bizi yönlendirdi.

2 Ocak 2019' da kaçarak Silopi'de teslim olan kadın terörist B.E.: Dağa HDP yoluyla gittim. HDP'ye gittim, kırsala gitmek istediğimi söyledim. Sonra 'Bir numara bırak, seni arayacağız' dediler. Sonra aradılar ve dağa götürdüler.Örgüt yöneticilerinin yanındayken HDP'den gelip giden çok oluyordu, görüşmeler yapılıyordu. HDP'den örgüte katılanlar oluyordu. HDP milletvekilleri geliyordu, HDP eş başkanları geliyordu.



25 Haziran'da Şırnak'ta operasyonda teslim olan 17 yaşındaki Hataylı Gulen Kod (K) adlı T.T adlı kız çocuğu T.S (18): Hatay'dan Diyarbakır HDP il binasına geldim. Burada tanıştığım kadın beni PKK'lılara teslim etti. Onlarda elime silah verip esrar tarlalarını korumaya getirdiler.
Botan Agir(K) B.A.: 2014'te Mardin'de HDP binasından dağa gittim. Dağa çıktıktan 6 ay sonra pişman olup kaçmak istedim. Devletimiz yardım etti. Şükür ölmeden döndüm. 5 yıl devletime ücretsiz hizmet etmek istiyorum. Tuvalet dahi temizlerim.

Delal Delba (K) H.A: Van HDP il binasından bir kişi bana refakat edip tüm yol masraflarımı karşılayarak beni HDP Diyarbakır il binasına götürdü. Bir hafta burada yatıp kalktım. Buradaki başka bir kişi de beni ve benimle birlikte bekleyen 5 kişiyi Şırnak Cizre'ye kırsala çıkartıp dağdaki silahlı gruplara teslim etti. Onlarda Kandil'e götürdü.

Hozat Rojova(K) S.Y: İzmir'de inşaatta çalışıyordum. İnternette tanıştığım kız buluşmak için Diyarbakır HDP il binasında randevu verdi. Oraya gittim. Görevliye kızın bendeki resmini gösterdim. Tamam, ben seni ona göndereceğim dedi. 2 gün bekletti. Sonra da beni PKK'lılara teslim etti. Meğer bu tuzağı HDP'liler benden başka onlarca kişiye yapmışlar.

Gülcan Ekin (K) Z.E: 2015'te HDP'liler köyümüze gelip yurt dışında aylık 2 bin dolara çalışmak isteyen gençler olursa parti binamıza gelsin demişlerdi. İş arayan iki arkadaşımla bize iş bulmaları konusunda yardım istemek için HDP il binasına gittik. 'Size pasaport çıkartacağız' diyerek kimliklerimizi aldılar. 3 gün orada kaldık. Bizimle ilgilenen kadın telefonla taksi çağırdı. Gece karanlıktı. Taksiciye 'bunları götüreceğin yeri biliyorsun' dedi. 6 saat gittikten sonra bizi bir ormanlık alanda indirdi. Taksi gidince ellerindeki fenerleri yakan 6 kişi gelip bizi aldılar. 2 gün yürüdük. Kandil'e getirildiğimizi anladık.

Cizir Berhu (K) A.N.: Cizre'de HDP ilçe binasında görevli kişi beni 2 gün binada misafir ettikten sonra gelen bir telefonla beni kırsala götürüp silahlı 4 kadına teslim etti. 17 gün sonra da Kuzey Irak Zap bölgesine geçtik.

Hevi Sarya (K) B.G.: 2 yıl önce Mardin HDP gençlik kolları vasıtasıyla kırsala götürüldüm. Bulunduğumuz Dargeçit kırsalında buluşma noktasıymış. Benim gibi 19 kişi daha bulunuyordu. Hepsi de HDP'nin gençlik kolu aracılığıyla geldiklerini söylediler. Kandil Gare Kampına götürüldük.

Tekin Rodi (K) E.Y.: İstanbul'da tekstilde çalışırken arkadaşlarla HDP binasına gidiyorduk. Kandık ve katılmaya karar verdik. Otobüsle Şırnak'a geldik. Burada HDP binasında 2 gün kaldıktan sonra örgüte katılım yaptık. Buranın cehennem olduğunu gördük.

Sipan (K) M.B.A: Dershaneden çıktıktan sonra arkadaşlarla HDP çadırına gittik, çadırdakilerin 'Sen Kürt'sün niye okumaya çalışıyorsun, biz yakında Suriye'de devlet kuracağız. Mücadelemize katıl dağa çık' diyerek beni kandırdı.

5 YILDA BİN 107 ÇOCUK KAÇIRDILAR
PKK, 2014'te 305, 2015'de 424, 2016'da 222, 2017'de 88 ve 2018'de 47 2019'un ilk 8 ayında ise 21 çocuk olmak üzere bin 107 çocuğu kaçırıp, kandırarak zorla dağa çıkardı. (SABAH)