AK Parti’den İstanbul’daki seçim sonuçlarına ilişkin...
Reklam

AK Parti'den İstanbul'daki seçim sonuçlarına ilişkin önemli açıklamalar.

Son dakika haberi... AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, İstanbul seçim sonuçlarına yapılan itirazlarla ilgili açıklama yapıyor. "Biz sandık başkanları üzerinden yürütülen organize usulsüzlük olduğunu düşünüyoruz." diyen Yavuz, "Sandık başkanları üzerinden seçim kurulunda birileri her türlü cezai müeyyideyi göze alarak bir şeyler yaptı." ifadelerini kullandı. Yavuz, "İstanbul seçimleri baştan itibaren şaibeli, yenilenmeli." dedi..

17 Nisan 2019 - 12:47 - Güncelleme: 17 Nisan 2019 - 13:37

’den ’daki seçim sonuçlarına ilişkin önemli açıklamalar

Giriş Tarihi: 17.4.2019  10:55 Güncelleme Tarihi: 17.4.2019  12:35

 Genel Başkan Yardımcısı Yavuz, 'daki seçim sonuçlarına ilişkin ''Sadece geçersiz oy sayımıyla AK Parti lehine düzeltilen oy 5 bin 594. İstanbul'daki bütün sandıları baz aldığımızda sadece yüzde 10'u sayıldı' dedi. Ayrıca, AK Partili Ali İhsan Yavuz, ''Sayım döküm cetvellerinden 5 bin 388 mühürsüzdür, 694'ü imzasız, 214'ü boş olarak sisteme girilmiştir. Toplamda 10 bine yakın sayım döküm cetveli sorunlu olarak tespit edildi'' dedi.

AK Parti’den İstanbul’daki seçim sonuçlarına ilişkin önemli açıklamalar

AK Parti, İstanbul seçimlerinin iptali ve seçimin yenilenmesi için dün Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) olağanüstü itirazda bulunmuştu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz ve AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, parti genel merkezinde medya kuruluşlarının Ankara temsilcileri ile bir araya geldi.

YSK SAYFASINDA DAHA FARKLI RAKAMLARI GÖZLEMLEYİNCE...

YSK sayfasında daha farklı rakamları gözlemleyince hemen arkadaşlarımızla birlikte İstanbul'a hareket ettik. Gece İstanbul'a vardık. Bu farkın neden ortaya çıktığını ilk akşamdan itibaren anlamaya çalıştık.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz "İstanbul seçiminin yenilenmesi gerekir"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz açıklama yapıyor - Canlı izle

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz, dün Yüksek Seçim Kurulu'na yapılan olağanüstü itirazın detaylarını düzenlediği basın toplantısında açıklıyor. Canlı yayın için tıklayınız

MADDİ HATALARIN DÜZELTİLMESİNE GİTTİK

3 aşamalı bir çalışma gerçekleştirdik. Maddi hataların düzeltilmesine gittik. Geçersiz oyların yeniden sayılmasını istedik. Bütün oyların sayımını istedik ama sadece 4 ilçede tamamen sayımına iki ilçede de birer seçim kurulunda sayımına karar verildi. Bütün ilçelerde sadece geçersiz oylar sayıldı oyların bütünü sayılmadı. Sadece geçersiz oy sayımı ile AK Parti lehine düzeltilen oy sayısı 5 bin 594



SADECE YÜZDE 10 SAYILDI

Bir yandan maddi hata düzeltimi ve tüm oyların sayımına ilişkin düzeltmeler yapıldı ama bir hususun altını çizmek istiyorum. Geçersiz oyların tamamı sayıldı ama tüm sandıkların sayımı anlamında sadece yüzde 10'una tekabül eden bir sayım yapıldı. Bütün sandıkları baz aldığımızda sadece yüzde 10 sayıldı.13 bin 908-13 bin 800'lere gün gün aradaki farkın nasıl eridiğini size gösterebilirim.

CHP'NİN TAVRINI ANLAYAMIYORUM

Hemen 2 Nisan'da bu fark 24 bine inmiş, bugün itibariyla 13 binli rakamları telaffuz ediyoruz. Peki hiçbir şey olmadıysa sandıkta nasıl bu kadar oy aşağı düştü? AK Parti'nin lehine kayıtlara geçildi ve fark azalmış oldu? Hiçbir şey olmasa bile biz diyoruz ki kesinlikle bir şeyler oldu. Kabul edelim, bizim de cumhurbaşkanımız da açıkladılar. Bence bir parça kusurumuz vardı. Fakat ortada kanunun dışına çıkan, bizim kesinlikle fark edemeyeceğimiz, seçimden önce fark edemeyeceğimiz, seçim günü fark edemeyeceğim bir takım kanunsuz işlemler yapıldı. Bu kadar net. Organize usulsüzlük yapıldı.

''SEÇİM İŞLERİ YOLSUZLUĞU YAPILDI''

İtiraza konu olan hususları da ana hatları ortaya koyalım. Az önce dedim ki; kesinlikle partilerin denetimine uygun olmayan, müsait olmayan alanda bir şeyler oldu. En fazla da sandık başkanlarına ilişkin hususu dikkate alarak söylüyorum. Bu çok önemli bir nokta. Ben CHP'nin tavrını kesinlikle anlamıyorum. Ben şunu demiyorum, baştan sona CHP kurguladı, bu usulsüzlüğü yaptı yaptırdı iddiasında değilim. Ama bu oldu ve belgeleriyle ortaya koyuyoruz. CHP'ye de düşen, bu kadar kanunsuz iş ve işlemleri onların da takip etmesidir. Neden? Eğer biz bu sistemi arındıramazsak, bu hataları, şüpheleri; bundan sonraki seçimlere ilişkin soru işareti kalır. CHP yaptı demiyorum ama bu iş CHP'ye yarasın diye yapıldı, İmamoğlu'na… Sırf İmamoğlu'na yarasın diye yapıldı diye bir seçimin şaibeyle arkada kalmasına hiçbir partinin gönlünün razı olmaması gerekir. Biz diyoruz ki organize usulsüzlük yapıldı. Seçim işleri yolsuzluğu yapıldı. Çok net bunları bilerek, belgeye bilgiye dayalı olarak söylüyorum.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz "Sadece yüzde 10 sayıldı"

"Hakimin yapacağı işlemlerde tamamen kanunun dışına çıkabileceğini nasıl öngörebiliriz?"

13.03.2018'de hemen önce değiştirdik. Niye değiştirdik? Bundan önceki sistemde, sandık başkanlarına ilişkin yer yer şikayet geliyordu. 4 siyasi parti liste veriyordu, orası hazırlıyordu, o listeyi kaymakamlığı alıyordu. Kaymakamlığın da verdiği liste iktidarın işine yarar gibi düşünülüyordu. Onların içinden kurayla çekilmesi gerekiyordu. Ama uygulamada, kaymakamlıkta hazırlanan listeler işleme konuluyordu.

Belki dünyada eşi yok diyebilirim. Dedik ki, biz sandık başkanlarını çok objektif ve hukuk kurallarına uygun bir şekilde sandık başkanlarının belirlenmesini sağlayacak düzenleme yapalım dedik. Biz o sistemin öyle kalmasını sağlayabilirdik. Bize kimse de bir şey demezdi. Ama bu böyle olmuyor. Bir bakıyorsunuz bir partili geliyor, o sandık işlemlerinden anlamayan biri oluyor, partizanca da davranabiliyor, sandık başındaki işlemler salim yürütülemeyebiliyordu. Dedik ki bu bir kamu görevlisi olsun, iki bu kamu görevlilerini mülki idare belirlemesin. Mülki idare sadece listeyi teslim etsin. Onların içinden sandık başkanını ve resmi memur üyeyi, seçim kurulu başkanı çeksin kurayla dedik. Seçim kurulu başkanı kim? O ilçenin en kıdemli hakimi. O da sistemde otomatik olarak belirleniyor. Biz o ilçenin en kıdemli hakimin yapacağı işlemlerde tamamen kanunun dışına çıkabileceğini nasıl öngörebiliriz?

Kanun diyor ki, mülki idare amiri teslim edecek, iki kura çekilecek, üç iki katı oranında çekilecek, dört kura çekildikten sonra sandık başkanı olarak görev yapamayacaklar varsa, engeli olanlar varsa; TSK personeli olabilir, polis olabilir, adam yurt dışında ameliyathanede olabilir. Bu engeli olanlar varsa iki kat çekmişiz ya, onları ayır, kalanlardan sen istediğin gibi yerleştir. Ama kamu görevlisi ve engeli olmayanların arasında. Sonra memur üyeyi de aynı bu şekilde yap diyor.

"BUNU AYIKLAMAK HEPİMİZİN BOYNUNUN BORCUDUR"

Olan ne? Tamamen kanun dışı bir iş yapılıyor. Herkesin yapması gereken şu. Ortada çok açık, çok net bir hüküm var, bir kanun maddesi var. 298/22-23. Buna nasıl uymaz bir seçim kurulu hakimi diye hepimizin bas bas bağırması gerekiyor… Allah göstermesin yarın başkaları da başka şey yapar. Nasıl olsa herkesin yaptığı yanın kar kalıyor anlayışıyla yapar. Biz seçim sistemine güveniyoruz. Seçim mevzuatımıza da güveniyoruz. Burada olan seçim mevzuatının dışına çıkmaması gereken birilerinin, ya kendilerinin çıkması ya da onların çıkmasına sebebiyet veren birilerinin oralarda varlığıdır. O zaman bunu ayıklamak hepimizin boyunun borcudur.

"KAMU GÖREVLİSİ OLMAYAN TOPLAM SAYI 19 BİN 623'TÜR"

Sandık kurullarına, başkanlarına ilişkin bir takım rakamlar veriliyor. Bakınız, kamu görevlisi olmayan toplam sayı 19 bin 623'tür. Normalde 31 bin 280 sandık var. 62 bin 560 kamu görevlisi görevlendirmemiz gerekirdi. Ama bunların 19 bin 623'ü kamu görevlisi değil. Çok ilginç bir şey. Peki kamu görevlilerinin içerisinde, görev yapmasına engel olan kişiler var mı? Var. Tek tek belirledik, kamudan ihraç edilenler var 12 kişi. Bakın görevden uzaklaştırılanlar, emekli olanlar var, askeri personel var 32 kişi biz tespit ettik. Bunlar askeri personel, asker değil. Bahçıvan, hademe, aşçı. Bunları getirmişler, kesinlikle yapmaması gerekirken sandık başkanlığında görev vermişler. İşsiz olanlar var, banka sandığına bağlı SSK'lılar var, belediye şirketinde işçi olanlar var, SSK'lı olarak diğer şirketlerde çalışanlar var. E şimdi oldu mu? 19 bin 623.

"BU TAM KANUNSUZLUK ANLAMINA GELMEZ Mİ?"

En son milletvekili seçiminde en fazla oy almış ve orada seçime katılan 5 siyasi parti kurula üye veriyor. Partilerin verdiği üyelerden bahsetmiyoruz. Bu tam kanunsuzluk anlamına gelmez mi? Akşam bir arkadaş örnek verdi. Vermek istemezdim ama hafızamda. Dedi ki birisi… Ben şimdi gittim Valiliğe, güvenlik sebebiyle silah ruhsatı isterim dedi. Sonra valinin imzası diye oradaki hademe imzaladı verdi, silah ruhsatı verdiler. Polis beni çevirdi, valinin imzalamadığı anlaşıldı. Ne olur? Ruhsat iptal edilir, silah geri alınır. Ve yeni bir dosya hazırla başvur.

O kişi valinin imzaladığını biliyor. Kişinin kendisi imzalamıyor. Seçmende sorun yok yani. Vali adına başkası imzalıyor ve bunun imzaladığı ancak polis çevriminde ortaya çıkıyor. CHP diyor ki; ruhsat var ne yapalım diyor. Var da kardeşim imza doğru değil. CHP'nin yaptığı doğru değil. Biz de diyoruz ki bu geri alınması gerekir, yeniden ruhsat için başvurulması gerekir. Seçimin iptali yolunun denenmesi gerekir diyorum. Bu kadar net.

"BUNLAR MÜŞTEREK, KASITLI VE ORGANİZELİ YAPILMIŞTIR"

Bir iddiada bulunuyoruz; diyoruz ki, bu seçimlerinin belkemiğini sandık sayım döküm çizelgeleri oluşturur. Bütün sistem sandık başkanları üzerinden yürüyor. Kamu görevlisi değilse o torbaları ne yapıyor? seçimden sonra da sayımdan sonra da bu işin temelini sayım döküm cetvelleri oluşturuyor. Kanun ve genelge çok net. İki üye çeteleyi alır, sandık başkanı okur, iki üye tik atmaya başlar. Bunlar karşılaştırılır. İki üye arasında çelişki varsa bir kez daha okunur. Bunun bir takım kanuni olmazsa olmazları var. Mühür, barkot, imza, rakamlar yazılmış, çentikler olmuş olacak. Sayım döküm cetvellerinde acayip hatalar, eksikler var. Bunlar müşterek, kasıtlı ve organizeli yapılmıştır. Mühürsüz oy adedi 5 bin 388'dir. 694'ü imzasıdır, 294'ü boştur, 498 tanesi eksiktir, 1335 tanesinde bir takım eksiklikler söz konusudur. Bir seçimde bu kadarının olması mümkün müdür? Keşke CHP de kendisine sorsa. Ve keşke hep birlikte bunun mücadelesini versek. 31 bin 280 sayım döküm cetveli var, iki ile çarpın. Birini eline alıyor, birini torbaya koyuyor. 62 bin 560 adet oluyor. bunların yarısı 31 bin 280 tanesi sandıklara yerleştiriliyor, kalan 31 bin 280'i seçim kurullarına veriyor. Seçim kurulları tarıyor, partilere veriyor. Peki olan ne? Torbayı açıyorsunuz sayım cetveli yok. Sisteme girememişler yok. Biz neyle karşılaştıracağız dedikçe, boş girmişler, isimsiz girmişler, mühürsüz girmişler. 10 bine yakım sayım döküm cetveli sorunlu, temel çöktü.

"DURUM O KADAR VAHİM Kİ..."

Durum o kadar vahim ki, çok su götürür gerçekten. Zaten biz onun için diyoruz ki 298 sayılı yasanın 130'uncu maddesi diyor ki, "Seçimin sonucuna müessir olaylar ve haller sebebiyle olağanüstü itiraz kullanılabilir" Burada tam kanunsuzluklar var. sandık başkanlarından sonra en önemli konu bu konuydu dedim. Sayım döküm cetvellerinin usulsüz, yanlış olduğunu ortaya koymaya çalıştım.

Peki bir diğeri; biz dedik ki her seçimde ileri sürülenlerden bir tanesidir. Bundan önceki seçimlerin hiçbirinde, sayım döküm cetveline dayandırılan usulsüzlük ortaya çıkmamıştır. Şimdi her seçimde, daha çok işletilen olağan olan hususa geldi sıra. Nedir o? Kısıtlılar, ölüler, cezaevi seçmeni, hükümlülerin listede yer alması meselesi…

Diyor ki bir CHP'li yetkili, "Tamam da kısıtlıların oy kullandığını nereden biliyorsun" diyor. Biz zaten YSK incelesin diye diyoruz. Hukukçular biliyor, ileri sürdüğünüz her şey doğru olmayabilir. Siz ileri sürersiniz, karar verecek makamlar araştırır, dosyayı tamamlar karar verir. Önceki iki şey o kadar bariz ki, bunlara bir eleştiri… 'Bu yeterli değil mi' diyorlar da, 'sandık başkanlarında kanunsuzluk yapılmamıştır' demiyorlar.

İPTAL EDİLEN DÖRT YER VAR

İptal edilen dört yer var arkadaşlar. Bu dört yerde de bunlara dayandırılmıştır. Daha çok kısıtlıların oy kullanması söz konusu olmuş. Yine bizim gibi iddia etmişler, YSK listeleri açmış, bakmış ki kısıtlılar oy kullanmış… Burada zikredilenler 2 bin 308 kısıtlı mahkeme kararı var. bir de mahkeme kararı olmayan, zihinsel engelliler var. 1229 ölü, 10 bin 290 cezaevi seçmeni 236 yerleşim yeri cezaevi olan cezaevi seçmeni 5 bin hükümlü olmasına rağmen seçmen listelerinde yer alanlar. Verdiğim bütün rakamlar İstanbul'a ilişkindir. Buradakilerin hiçbirinin karşısında 'oy kullanamaz' şerhi yoktur. Neden altını çiziyorum.

CHP'li yetkililer hep cevap verirken bir parça kamuoyunu nasıl yanıltırız diye yerden hareket ediyorlar. Bizim asıl işimiz gerçeği yakalamak olmalı. Düzeltiyorum, eğer yan tarafına oy kullanamaz şerhi düşenler olsaydı bu rakamlar 2-3 katı olacaktı. Onları ayırdık.

CEZAEVİ SEÇMENİ

Peki cezaevi seçmeni? Hem cezaevinde seçmen, hem dışarda seçmen. Şerhi olan 10 bin 290 kişi. Cezaevinde seçmen ve oy kullanmış. Aynı kişiler, bu kadarı yanına şerh düşülmeden seçmen kayıtlarında var. Onların yerine de oy kullanılmış olabilir. Onu biz bilemeyiz, torbaların içinde, YSK açacak, bakacak. İptal edilen dört yerde de böyle oldu. Biz iddiamızı sunduk, sonra baktılar ki kısıtlılar oy kullanmış.

"KAYIP OYLAR VAR"

Bir de kayıp oylar var. Çok önemli bir dördüncü başlık olarak söylüyoruz. Yani bilmiyorum ilçe ilçe bir iki tanesini okuyayım. Devam edenin de böyle olduğunu anlamış olalım. Kayıp oy ve pusulalar var. Ataşehir 2324 ve 2325 nolu sandıklarda, 8'er adet geçersiz oy yok. 2326 sandıkta 10 adet geçersiz oy yok, 4 adet geçerli oy yok. 1 nolu sandıkta 4 oy pusulası yok. Yani 34 oy pusulası burada yok. Daha yüzde 10'u açıldı. Resmi belge haline dönüşüyor. İşte buralar kesinlikle hayali değil, net ve somut. Her birinin delilini tutanağını sunduk. Kadıköy 3021 3027 3028 sandıklarında birer adet…

Sandıkların hepsi açılmadı. Başka şey var, mühürlü olması gereken geçersiz oy kısmının mühürsüz olduğunu görüyoruz. Usulsüzlük o kadar fazla ki hiçbir seçimde olmadığı kadar. Sandık başkanları üzerinden bir seçim kurulunda birileri her türlü cezai müeyyideyi göze alarak bir şeyler yaptı diyorum. Sandık başkanları gözünü kararttı bir kısmı; hata eden de vardır o kadar haksızlık edemem. Sehven yanlış yapmış olabilir. Ama on binlerce hatanın, usulsüzlüğün hataya bağlaması mümkün değildir. o zaman sandık başkanları gözünü kararttı yer yer; iyilerini tenzih ediyorum. Bir kısım memur üyeler de böyle davranmış olabilir. Ama seçim kurulunda da gözünü karartıp bir şeyler yapmış olunduğunu ifade eden bir takım hususların varlığına işaret ediyoruz.

İNCE İŞÇİLİK OLMADAN MÜMKÜN OLABİLİR Mİ?

Bakın oyların yazılmasında ilginç şeyler oluyor. Bizim oyumuz başkasına, Başkasının oyu diğer rakibe. 1 ya da 0 oy alan bağımsızın oyu da bize yazılıyor. Bu ince işçilik olmadan mümkün olabilir mi?

SADECE SANDIK BAŞINDA DEĞİL!

Bir başka usulsüzlüğe örnek; Yine sayım döküm cetveli. Fatih 3183 nolu sandık. Aldığımız oy 116 CHP adayı 151 bizden fazla almış. Peki bu da nizami düzenlenmiş. Tutanakta da sorun yok. İtiraz edilecek bir şey yok. Ama aynı sandık seçim kurulunda girilirken oranın görevlileri AK Parti'ye 0 giriliyor. Sadece sandığın başında değil yani bunlar. Seçim Kurulunda da en güvendiğimiz yerde de memurlar girerken oluyor. Olacak iş değil. ilk 2 aşamada nizami çok güzel şekilde eksiksiz yazılıyor. Bu kez Seçim Kurulu'nda bu yaşanıyor.

BÜYÜKÇEKMECE'DE NE OLDU?

Ona bir bakalım. Orada da olağanüstü biliyorsunuz itirazımız var. Bu dilekçemizde de yine oraya ilişkin bir bölüm oluşturduk. Bakınız ne olmuş. Büyükçekmece Belediyesi'ndeki bir işçi Mehemt Özgür Samanlı adında bir işçi ilçe nüfus Müdürlüğü'nde görevlendiriliyor. 28 Mart 2017'de oluyor bu. Bu kişi 7 bin 282 kişiyi İstanbul'dan veya Büyükçekmece dışından seçmen kaydı yaptı. Hala soruşturma devam ediyor. Bakalım 3 bin mi 5 bin mi 15 bin mi göreceğiz!

Bizim iddiamız şu: Bu iş son anda başlatılmadı. Bu iş 24 Haziran seçimleri öncesinde başlayan bir kurgu ve çalışma var diyoruz.

NEDEN 24 HAZİRAN?

Bu işler hata değil adeta hukuksal bir tabirle taamüden yapılmıştır. Yani bilerek isteyerek, tasarlayarak yapılmıştır. Ve 24 Haziran seçimleri öncesinden başlıyor bu. Soru şu; Niçin 24 Haziran seçimlerinde değil de bu seçimlerde?

24 Haziran'da en fazla 1 milletvekiline etki edebilirlerdi. Bütün bu oylama 1 vekile etki ediyordu. Ama ne kadar barutu varsa hepsini burada kullanıp İstanbul'da el değişimi sağlayalım diyerek adım atıldı. Bunu sadece bir yerin kurgulaması mümkün değildir. Bu işin beyin takımının kim ve kimler olduğunu önümüzdeki günlerde konuşmamızda fayda var. Ama bu beyin neresiyse orası bütün güçleri birleştirmeyi becermiş. Yasal-Gayriyasal bütün yapılanmalardan istifade etmeyi becermiş.

BİR TARTIŞMA KONUSU DAHA: YASA KAMU HİZMETİNDEN YASAKLI OLANLAR SEÇMEN OLAMAZ DİYOR

Bakın bir tartışma daha başlatalım. Kamu hizmetinden yasaklı olanlar seçme hakkına da sahip değildir diyor. Aşağıdaki kimseler seçmen olamaz diyor yasada.

1- Kısıtlı olanlar
2- Kamu hizmetinden yasaklı olanlar

Mahkeme kararı gerekir mi? Hayır. Kanun çerçeveyi çizmiş. Hatta uluslararası sözleşmeler her şeyin çerçevesini çizmiş.

Şimdi diyorum ki ben bunlar nasıl olur? Ve KHK ile ihraç edilenler özellikler sandıkların başında nasıl görevlendirilir?

İLK KEZ BİR ŞEY SÖYLÜYORUM…'

Ne demek istiyorsunuz, şunu diyorum. KHK ile ihraç edilmiş kişinin, hatta kamu görevlisi KHK ile ihraç edilmesi sebebiyle mazbatası iptal edilenler oldu. Hatta diyor ki, ben burada bir tartışma daha başlatayım. 298'nci yasanın 8'inci maddesi, kamu hizmetinden yasaklı olanlar seçme hakkına da sahip değildirler diyor kanun.

İlk kez bir şey söylüyorum; bir, kısıtlı olanlar. İki, kamu hizmetinden yasaklı olanlar. Az önce kısıtlı olanlar listede var dedim. Cezaevinde olanlara şerh düşülmemiş dedim. İki, kamu hizmetinden yasaklı olanlar… Peki kamu hizmetinden yasaklı olanlar için illa mahkeme kararı gerekir mi? Bence hayır. Önümüzdeki günlerde konuşacağız. Kanun çerçeveyi çizmiş, uluslararası sözleşmelerde de aynı şeyler var. İlla mahkeme kararına bağlı olması gerekmiyor diyor.

Büyükçekmece'deki işçi 28 Mart 2017 tarihinde görevlendirildi. 24 Haziran seçimlerinden önce çalışmaya başladılar. Bu kişi 7282 kişiyi İstanbul dışından veya Büyükçekmece'nin dışında seçmen kaydı yaptı, soruşturma devam ediyor. 3 bin mi 5 bin mi 15 bin mi ne olacak Allah nasip ederse göreceğiz. Diyeceksiniz ki, seçmen kaydında ileri sürülen rakam o kadar yok, 2 bin küsürlü rakamlardan bahsediliyor.

'YER YOK, BİNA YOK, KİŞİNİN KENDİSİ YOK, KİŞİNİN İMZASI YOK'

Diyor ki CHP'nin sözcüleri, 'Zaten çok az sayıda seçmen listesinde artış olmuş' diyor. 24 Haziran'dan bugüne 2310 seçmen artmış, doğru. Buradan baktığımda doğru haklı görünüyor. Fakat 24 Haziran'da seçmen olup da 31 Mart'ta seçmen olmayan 3349 kişi var. ne oldu bunlar? 24 Haziran'da seçmen olup da 31 Mart'ta başka ilde seçmen görünenler var 4 bin kişi var. 24 Haziran'da seçmen olup da 31 Mart'ta İstanbul'un başka ilçelerinde seçmen görünen 4 bin 100 kişi var. E demek ki bu sayı 2 binli rakamlardan ibaret değil.

Ne oldu orada? Burada olan, bir kişinin Sivas'ta bir seçmeni, İstanbul'da bulunan ve kullanmadığı eve seçmen kaydı alması değildir. Burada olan, Kayseri'de olan birisinin, İstanbul'daki yakınının yanına seçmen olması değil.

Orada yer yok, bina yok, kişinin kendisi yok, kişinin imzası yok. Onun yerine başkaları imza atıyor. Nasıl oluyor bu? 14 boş arsa kullanılarak. Belediyeden numarayı alıyor, boş arsayı ev gibi gösteriyor. Yer yer kişileri etkileyerek; çünkü orada da organizasyon var. 'Bu kadar seçmen bulacaksın' Bunları da konuşacağız. İki kişi tutuklu olacak bu dosyada. Daha kaç kişinin tutuklanacağı belli değil. Dosya devam ediyor, dosya açık.

'BU SEÇİM GÜVENLİĞİ HEPİMİZE LAZIM'

İstanbul seçimleri baştan itibaren şaibelidir. Kanun işlere imza atan herkesi ortaya çıkartalım. İstanbul seçimlerinin iptalini ve yenilenmesini istiyoruz.

Biz CHP'nin bu işin içinde olmadığını düşünmek istiyoruz. CHP de tavrıyla bu işin içinde olmadığını hissetsin istiyoruz. Ama CHP sadece İBB'yi almanın heyecanı içerisinde aslında o da ayağına kurşun sıkıyor. Neden? Bu seçim güvenliği hepimize lazım. AK Parti çok yüksek oy aldı, Cumhur İttifakı yüzde 52 gibi çok yüksek bir oy aldı. Bunlar küçümsenmeyecek rakamlar. Seçimden önce kime sorsak; bu kadar olmaz diyordu. Yerel seçimlerinin içinde 2014 seçimleri hariç, en yüksek oy aldığımız seçimler bunlar. Biz aslında zaferle çıkmış bir partiyiz.

Sayın Cumhurbaşkanımız 104 yerde miting yaptı. Ve bunun yanında o kadar fazla aralarda program yaptı ki, biz bu süreci dolu dolu geçirdik. Hamdolsun çok yüksek bir oy aldık.

Birileri 'bu işi şaibe altında bırakalım' diyen, Türkiye'yi bölmeye çalışan, Türkiye'nin kardeşlik iklimini bozmaya çalışan unsurlar da bunun içinde. Yarın CHP'ye de dönecek.

Bildiğimiz çok şey var mı? Evet. Ama bildiğimiz her şeyi söylemek zorunda mıyız? Ama önce onları damıtıyoruz, deniyoruz, tartıyoruz, ona göre kamuoyu ile paylaşıyoruz.

SORU-CEVAP

Ali İhsan Yavuz, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlıyor.

''CHP ASLINDA AYAĞINA KURŞUN SIKIYOR''

Yavuz'un bu bölümdeki açıklamaları ise şöyle:

''(Kayıt dışı aktörler var mı?) Biz CHP'nin bu işin içinde olmadığını düşünmek istiyoruz. CHP tavrıyla bu işin içinde olmadığını hissettirsin istiyoruz. Seçim güvenliği hepimize lazım. Ama CHP İstanbul büyükşehir belediye başkanlığını almanın heyecanı içerisinde aslında o da ayağına kurşun sıkıyor. AK Parti çok yüksek bir oy aldı. CHP de bu işin içerisinde etkinin olmadığını gösteren adımlar atsın istiyoruz. Kayıt dışı aktörler var. Bu iş organize bir iş. İstanbul'u alsaydık bilr takip etmek boynumuzun borcudur. CHP heyecan içerisinde bunları görebilecek halde değil. Bildiğimiz çok şey var.

(FETÖ ilişkisi var mı? Yurt dışı bağlantısı var mı? Bahsettiğiniz beyin kim?) YSK'nın sisteminden kaynaklanan bir şey fark etmiş değiliz. Sandık başı ve seçim kurulundaki iş ve işlemlerden kaynaklanan rakamlar var. YSK 28 bin diye açıklıyor düzeltildikçe eriyor. 12 kişi FETÖ'den ihraç edilen bu sandık başında rol almıştır. 9 sandık başkanı 3'ü de memur üye olarak. FETÖ'den ihraç edilenlerin yakınları da rol alamaz mı? Bunlar kamu görevlisi değil de önemli kısmı. O günden sonraki yöntemlere baktığımızda sosyal medya hareketliliğine baktığımızda bu işler sanki onların aktif rol aldığını gösteren işaretlerle dolu.

Fatih Portakal... Bunu FETÖ unsurları ile aynı anda söyledim ama o anlamda ithamım yok. Bir video paylaşmış pot üstüne pot kırmaya devam diye videomu yayınlamış. Basın açıklamasında bulunduktan sonra cevap veriyorum basın mensupları bazı şeyler soruyor cevap veriyorum bir kısmı dışarıda kalmış basın mensuplarının arkadaşlar özür dilerim farkı söyleyip gidecektim dedim gittim. Bunda ne var? Sanki biz düzmece belge bilgi hazırlıyoruz gibi yansıtmanın anlamı ne? Birileri yakaladık diyor. FETÖ unsurları bunu sunuyor servis ediyor.

(İlçelerde doğru büyükşehirde mi yanlış sayım oldu? İlçelerde usulsüzlük yok mu?) Sandık başkanları konusundaki usulsüzlük her ilçede var. 2002 yılından bugüne AK Parti'nin içinde bu işlerle uğraşıyorum. Aklım bu seçimde almıyor bazı şeyleri. 39 ilçenin 39'unda da başında en kıdemli hakim bulunmasına rağmen nasıl olur da bu kadar büyük kanunsuzluk yapılır? Hepsi muhtemelen seçim kurulu başkanlarından kaynaklanmıyordur onları da manipüle eden kandıran bir takım unsurların olmuş olma ihtimalini söylüyorum. Bütün ilçelerde var dedik. İlçelerde iptalini istediniz mi? Daha çok geçersiz oylar ilçe belediyelerine ilişkin olur büyükşehirlerde burada 35-37 bin fark var. İlçe oylarına kıyasla geçersiz olan oy sayısı büyükşehire ilişkin 31 bindir. Odak büyükşehirdi ilçeyle o derece uğraşmadılar diye düşünüyoruz. Büyükşehir belediye seçimlerine odaklandıklarını fark ettik oraya yöneldik. Biz gerçek ortaya çıksın istiyoruz. Büyükşehir belediye başkanlığı seçimi yenilensin tarzında talebimiz var.

(YSK seçimin iptali talebinizi reddederse hukuken ne yapacaksınız?) Kanuni çerçevenin dışına çıkılarak yapamaz olduğu görevi yapmak üzere yetkilendirilen kişilerin orada görevlendirilmesi mümkün değil. YSK'nın kararı herkesi bağlar. YSK karar olumlu da verilse olumsuz da verilse atacağımız adımlar var. Bunları tek tek belirleyip suç duyurusunda bulunacağız. İsterse AK Parti içinden olsun. Kim olursa olsun isterse babamızın oğlu olsun. Yeni yasal düzenlemelere ihtiyaç var diye düşünüyorum. Tespitlerimizi yargıya havale edeceğiz. Hangi mülki amir olduğu belli diyorsunuz. Mülki idare listeyi teslim etti bu listelerin içinden almadı ilçe seçim kurulları. Eğer mülki idare görevini yapmamış olsaydı seçim kuruluna bir şey diyemezdik. Burada olan o değil.''

'PEKİ CEZAEVİ SEÇMENİ?..'
CHP'li yetkililer hep cevap verirken bir parça kamuoyunu nasıl yanıltırız diye yerden hareket ediyorlar. Bizim asıl işimiz gerçeği yakalamak olmalı. Düzeltiyorum, eğer yan tarafına oy kullanamaz şerhi düşenler olsaydı bu rakamlar 2-3 katı olacaktı. Onları ayırdık.

Peki cezaevi seçmeni? Hem cezaevinde seçmen, hem dışarda seçmen. Şerhi olan 10 bin 290 kişi. Cezaevinde seçmen ve oy kullanmış. Aynı kişiler, bu kadarı yanına şerh düşülmeden seçmen kayıtlarında var. Onların yerine de oy kullanılmış olabilir. Onu biz bilemeyiz, torbaların içinde, YSK açacak, bakacak. İptal edilen dört yerde de böyle oldu. Biz iddiamızı sunduk, sonra baktılar ki kısıtlılar oy kullanmış.

Bu haber 200396 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Necip Fazıl paylaşımı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Necip Fazıl paylaşımı.
Son dakika: Emeklilere bayram ikramiyesinin verileceği tarih belli oldu.
Son dakika: Emeklilere bayram ikramiyesinin verileceği tarih belli...